بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Arşiv — Eski İçerikler / SEBAT
Arşiv — Eski İçerikler

SEBAT

‘Sebat’, bir işte sabit durmak, başlanan hayırlı bir işin sonucunu alıncaya kadar sabretmek, sık sık karar değiştirmemektir.

Ağaç, dikildiği yerde durursa gelişir, meyve verir. Fakat bir yerden çıkarılıp başka yere, oradan çıkarılıp bir başka yere dikilirse kurur. İnsan da öyledir. İşinde sebat ederse işinin ehli olur, çevresinde tanınır ve yararlı hizmetler yapar.

Onun için sebat hayatın her safhasında kişiyi başarıya götüren iyi huyların başında gelir. Fakat her başladığı işi yarıda bırakan adam hiçbir işe yaramaz.

Ancak iyi işlerde sebat edilir. Allah’ın yasakladığı kötü işlerde sebat edilmez, onlardan derhal uzaklaşmak gerekir.

Sebat faziletine sahip olan kişi olgunluğu elde etme yolunda azmi, gayreti kırılmadan ayakta durur ve meşru isteklerine kavuşmak uğrunda her türlü mihnet güçlüklere katlanır. Huy ve aklın metanetinden ibaret olan sebat fazileti, diğer faziletlerin de elde edilmesi için kuvvetli bir araçtır. Bazen hüner ve marifetin yerini de tutar. Özellikle savaşlarda dayanma ve cesaret gerektiren kritik dönemlerinde sebatın binlerce silaha bedel olduğunu kimse inkâr edemez. (Tasvîr-i Ahlâk, A. Rıfat)