بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Ticaret Ahlâkı / TİCARET AHLÂKI / Satış Şekilleri
TİCARET AHLÂKI

Satış Şekilleri

Cebren Satış

Fakihlerin çoğunluğu, akit yapanın malı satmada ihtiyaç sa­hibi olmasını şart koşmuşlardı. Malını satmaya haksız yere zor­lanırsa, Allah (c.c.)’ın “Karşılıklı rıza ile yaptığınız ti­caretle olması müstesna.” [1] buyruğu gereğince alışveriş gerçekleşmez.

Allah Resûlü (s.a.v.) de: “Alışveriş an­cak, karşılıklı rıza iledir” buyurmuştur. Yine Hz. Muhammed (s.a.v.): “Ümmetimden hata, unutma ve zor­lama sonucu olan şeyler kaldırıldı” buyurmuştur. [2]

Satıcı, malını hakkıyla satmaya zorlanırsa, alışveriş sahih olarak gerçekleşir.

Kişinin; mescidi veya kabristanı genişletmek için evini sat­maya zorlanması da böyledir.

Altına girdiği borcu ödemek için veya karı ya da ana - ba­banın menfaati için bir ticaret malını satmaya zorlamak da ca­izdir. Bu durum ve benzerlerinde; onun rızasının yerine şer'i rı­za geçtiği için alışveriş sahih olur.

Abdurrahman bin Ka'b (r.a.) şöyle demiştir: “Muaz bin Ce­bel cömert bir genç idi. Elinde bir şey tutmazdı. Mallarının tü­mü borca batıncaya değin borçlandı. Alacaklıları ile konuşma­sı için, Hz. Muhammed (s.a.v.)'la konuşmaya geldi. Eğer biri Muaz'ı bıraksa, Allah Resûlü (s.a.v.) sebebiyle bırakırdı. Allah Resûlü (s.a.v.), Muaz'ın hiçbir şeyi kalmamacasına bütün mallarını (borcuna karşılık) sattı.”

Zarurete Düşenin Satışı

İnsan bazen, borcu veya geçimi için gerekli bir zorunluluk sebebiyle elindekini satmak zorunda kalır ve zaruret sebebiyle bu malları değerinden daha azıyla satar. Bu çeşit satış, mekruh olmakla beraber caizdir, bozulmaz.

Bu tür hallerde darda kalana yardım etmek ve ona elem ve­ren sıkıntıdan kurtulması için borç para vermek meşru kılın­mıştır.

Bu konuda meçhul bir adamdan hadis nakledilmiştir. Ebû Dâvûd'da “Beni Temimli bir şeyhten yapılan rivayete göre o, şöyle demiştir: Ali b. Ebû Talib bize hitap ederek, şöyle dedi: “Halkın başına darlık zamanlan gelecektir. Zenginler elle­rinde bulunanı sıkar ve bu sayede mallarını arttırırlar. Allah (c.c.) ‘Aranızda iyiliği unutmayın’ [3] buyurmuştur. Darda kalanlar mallarını satarlar. Nebi (s.a.v.) darda ka­lanın satışını, zarar satışını ve mahsulünü elde etmeden satışını menetmiştir.”

Sığınma Satışı

İnsanlar, bir zalimin mallarına saldıracağından korktuğun­da bu zalimden kaçırmak için birbirine yardımcı olup şartları­nı ve rükünlerini yerine getirerek zahiren (göstermelik) alış­veriş akdi yaparlarsa, bu akit sahih olmaz. Çünkü akit yapan iki taraf alışverişi kastetmemişlerdir. Bu ikisi, şaka ile alış -veriş yapan kimseler gibidir. “Bu akit sahihtir. Çünkü şart ve erkanına riayet edilmiş­tir” de denilmiştir.

İbn Kudâme ise: “Sığınma satışı batıldır” demiştir. Ebû Hanife ve Şafiî şöyle demiştir: “Bu akit sahihtir. Çün­kü alışveriş, erkanı ve şartlarıyla tamamlanıp akdi bozan şey­lerden hali olunca, sahih olur. Zira, alan ve satan fasit bir şart hususunda ittifak etseler, sonra da şartsız akit yapsalar, alışveriş sahih olur. Bize göre bunlar alışverişi amaçlamamış ol­salar, şakacılar gibi, akitleri sahih olmaz.”

Belirli Bir Şeyi İstisna Ederek Yapılan Satış

Birinin bir ticaret malım, belirli bir şeyi istisna ederek sat­ması caizdir. Meselâ ağaçlan, bir ağacı istisna ederek, sat­mak veya birkaç evi birden satıp, aralarından birini dışta bı­rakmak ya da bir arazi parçasını satıp bunun belirli bir kısmı­nı istisna etmek gibi.

Câbir (r.a.)den rivayete göre : “Nebi (s.a.v.); münâka­le, muzâbene ve istisnai satışı, belirli olmadıkça, yasak­ladı.”

Cehalet ve zararı içerdiği için, belirli olmayan meçhul bir ­şey istisna edildiğinde, satış sahih olmaz.

[1] Nîsâ sûresi, 4/69.

[2] Hadisi İbn Mâce, îbn Hibbân, Dârekutnî, Taberani, Beyhakî ve Hâkim kaydetmiştir.

[3] Bakara sûresi, 2/237.