بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Ticaret Ahlâkı / TİCARETTE AHLÂKÎ ESASLAR / İtimat
TİCARETTE AHLÂKÎ ESASLAR

İtimat

İTİMAT

‘İtimat’, insana veya eşyaya güvenmek, demektir.

Kendisine itimat edilen kimseye ‘Mutemed’ denir.

İtimat kelimesi çok çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Nefse güvenmek, kuvvete güvenmek, hünere güvenmek, ilim ve akla güvenmek, mala güvenmek gibi.

İnsana gerekli olan ilk önce, evreni ve kendisini yoktan var eden Allah (c.c.)’a güvenmektir. Çünkü Allah (c.c.)’ın iradesi ve dilemesi olmadan insanın hiçbir şeye gücü yetmez.

İnsanın kendisi gibi zayıf ve fani (geçici, yok olucu) yaratıklara güvenmesi ise akıl ve hikmete uygun değildir. Bugün kendi tarafında dost ve yakın olanlar yarın aleyhinde düşman, rakip ve uzak olabilirler. Bugün var olanlar yarın yok olabilirler. Bunun için güven öyle bir Zat’a olmalıdır ki, evinde veya yolculukta; hayatta iken veya öldükten sonra kendisine güvenen kişiyi korusun ve yardım etsin. İyiliklerini yok etmesin. İşte bu, ancak insanı yaratan ve evrenin tek sahibi olan şanı Yüce olan Allah (c.c.)’dır.

O’nun emir ve hikmetine uyup razı olanlar, O’nun istediği yolda yürüyenler hiçbir zaman sıkıntı çekmezler. İşlerinde aşılmaz güçlükler görmezler, korkmazlar, ümitsizliğe düşmezler. Onlar yalnızca Allah (c.c.)’tan korkar ve yalnızca O’na güvenirler.

Bir kişi işlerini yürüten insanlara tamamen bağlanmamalı, onları kontrol etmeli, eksik ve yanlışlarını düzeltmeli ve yönlendirmelidir. Çünkü kendisine güvenilen kimi insanların sonradan hırs ve tama sonucu, kendisine karşı duyulan güveni kötüye kullandıkları sıklıkla görülen olaylardandır. Hatta kendisine güvenilen kişinin, kendisine güvenen kişinin aleyhine bir takım birlikteliklere giriştikleri bile görülmektedir. [1]

Bunun için itimat yerine ve kişisine göre güzel ahlâk’tır. Ancak bir başka açıdan alındığında da itimat, ihtiyat ile birlikte götürülmelidir, sonucu çıkmaktadır.

Ticarette itimat insanların hem alış-verişlerinde ve hem de emanetlerde çok önemlidir. İtimadın olmadığı yerde birçok konular çözümsüz kalır ve insanlarda huzur kalmaz. Huzurun olmadığı yerde dünya mal ve servetinin ne önemi vardır? İtimadın olmadığı bir toplum ise bütünüyle huzursuz ve mutsuzdur.

[1] Tasvir-i Ahlâk, A. Rıfat