İstiskal
İSTİSKAL
‘İstiskal’, insanın kendisini ağıra alması, başkalarına soğuk davranması ve değerli görmesi gibi anlamlara gelir. İstiskal, İslâm ahlâkıyla bağdaşmayan bir davranıştır. [1] Buna göre istiskali bir hastalık olarak nitelersek bu hastalık nazik, iyi ahlâk sahibi ve edepli kişilerde görülmez.
İstiskal yapan kimse, bunu ne kadar ustalıklı yaparsa yapsın, yahut ne kadar az yapılırsa yapılsın insanlar tarafından anlaşılır ve hiç hoş karşılanmaz. Bu hastalığa yakalanan kimsenin kibir ve ucb hastalıklarına tutulan kimselerden farkı yoktur. Hastalıktan kurtulmanın yolu ise, kibir ve ucb hastalıklarına uygulan psikolojik tedavi yöntemlerini uygulamaktır. [2]
Müslümanın kafirlere ve münafıklara karşı kendini değerli görmesi son derece doğal ve hatta gereklidir. Ancak din kardeşlerine karşı aynı muameleyi yapması doğru bir davranış değildir. Çünkü inananlar bir tarağın dişleri gibi birbirine eşittir. Bu eşitlik aynı değerlere sahip olmanın getirmiş olduğu bir sonuçtur. Yani aynı varlığa iman eden, aynı peygamberin ümmeti olan kimselerin birbirlerine takvadan başka üstünlükleri yoktur. Bunu hem Kur’an hem de sünnet bu şekilde beyan eder. Dolayısıyla istiskal hastalığı müminlerde bulunmaması gereken bir hastalıktır. Bunun panzehiri de kardeşlik duygularını sürekli canlı tutmak ve onları perçinlemektir.
Aynı şekilde her işin zamanında ve yerinde yapılması gerekir. Bazı konular tabiatı gereği çabucak halledilmesi gerekirken bazı konular da biraz daha yavaş halledilmesi gerekebilir. Müslüman bunun bilincinde olmalı, özellikle hayırlı işlerde elini çabuk tutmalıdır. Ne olursa olsun vaktin kıymetini bilmeli, işlerini ona göre tanzim etmelidir. Bir atasözünde belirtildiği gibi ‘Vakit kılıç gibidir. Eğer sen onu kesmezsen o seni keser.’ Sözü vaktin en dolu ve en verimli bir şekilde geçirilmesini tavsiye eder. Aksi takdirde bu durum insanın zararına olacaktır. Çünkü vaktinde tamamlanamayan işler daha sonraki bir zamana ertelenecektir. Bu durumda ise bütün hesaplar karışacak ve insan bundan son derece zarar görecektir.
Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki Müslüman her işi vaktinde yerine getirmeli ve kendini diğer insanlardan üstün görmemelidir. Her zaman inandığı değerlerin gerektirdiği davranışları uygulamalıdır. Kimseyi istiskal etmemeli ve kimsenin istiskaline de maruz olmamaya dikkat etmelidir.
[1] Ahlâk Lügatçesi, Ö. N. Bilmen
[2] Tasvir-i Ahlak, A. Rıfat.