İslami Adil Bir Devlette Siyasi Cihad
A) İSLAMÎ ADİL BİR DEVLETTE SİYASÎ CİHAD
İslâmî ve adil olan bir hükümet: Bunun başındaki başkanları, bakanları, üst düzey görevlileri ve bütün sistemin hepsi de Müslüman’dır ve İslâm’ı kendi nefislerinde de uygulamaktadırlar.
Bu hükümetler, bütün uygulamalarında program olarak, metot olarak ve kaynak olarak İslâm’ı alıyorlar. Kendi topraklarında ve kendileri dışındaki topraklarda İslâm’ın yayılması, hâkim olması için gereken çalışmayı yapıyorlar. Ülke içinde ve dışında yaptıkları tüm çalışmalar, İslâmî esas ve prensiplere göre yürütülmektedir. Allah (c.c.)’ın hükümlerine tam bir bağlılıkla boyun eğmişlerdir. Prensipleri içte ve dışta halis bir İslâm’ı hedeflemektedirler. Şiarları Allah (c.c.)’ın devletini hâkim kılmaktır. Allah (c.c.)’ın dinine bağlı bir ümmetin birliği, Rasûlünün sünnetini ihya, Allah (c.c.) şeriatının zafere ulaşması, Allah yolunda cihat.. Öyle ki tüm dünyada Allah (c.c.)’ın kelimesi yücelsin, şubeleri İslâmî anlamda gelişsin ve çoğalsın. Her bir kişi Allah yolunda bir er olabilsin. [73]
Rabbimiz (c.c.) buyuruyor:
“Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleşik kılıp iktidar sahibi yapsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekâtı verirler, marufu emrederler, münkerden sakındırırlar.” [74]
Böyle bir hükümetin Başkanı olsun ve uygulama ile görevli yöneticileri olsun, istişare meclisleri olsun, hepsi de İslâm’ın bütünüyle uygulanmasında azimli ve kararlıdırlar. İlkelerinden asla taviz vermezler.
Biz kendilerine nasihat edeceğiz, itaatte kusur etmeyeceğiz. Tabi bunları marufta devam ettikleri sürece yapacağız. Savunacağız, koruyacağız, düşmanlarını açığa çıkaracağız. Kısaca böylesi bir hükümete karşı yapılması gereken ne ise yapacağız. Allah yolunda olmaktan başka da bir gaye gütmeyeceğiz.
Allah (c.c.) buyuruyor: “Allah (c.c.)’a itaat edin. Rasûle itaat edin ve sizden olan emir sahibine de (Ulü’l-Emre de).” [75] Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyuruyor: “Kim itaatten dışarı çıkar, cemaatin birliğini bozarsa, ölünce, cahiliye ölümüyle ölmüş olur.” [76]
“Bana itaat eden, Allah (c.c.)’a itaat etmiştir. Bana asi olan Allah (c.c.)’a asi olmuştur. Kim Emir’e itaat ederse, bana itaat etmiştir, kim de Emir’e isyan ederse bana karşı isyan etmiştir.” [77]
“Sana düşen, darlık zamanında ve rahatlık vaktinde, neşeli anında, sıkıntılı zamanında, üzerinde bir tercih yapıldığında dinlemen ve itaat etmendir.” [78]
“Üç kimse var ki, Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları tezkiye etmez ve onlar için acıklı bir azap vardır.. Bir adam ki, sadece dünyalık gaye için bir imama bey’at ediyor. Dünyalık olandan ona istediğini verdiğinde vefakârdır. Ona vermediğinde ise vefasızdır.” [79]
[73] Allah Erinin Ahlâk ve Kültürü, Said Havva.
[74] Hac sûresi, 22/41.
[75] Nisa sûresi, 4/59.
[76] Müslim.
[77] Buharî, Müslim, Nesaî ve Ahmed b. Hanbel.
[78] Ahmed, Müslim, Nesaî, İbn Mace.
[79] Kütübü sitte.