بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Arşiv — Eski İçerikler / İHSAN
Arşiv — Eski İçerikler

İHSAN

‘İhsan’ kelimesi, ‘hasene’ kökünden türemiştir. Bütün güzellikleri ve rağbet edilen şeyleri ifade eder.

İhsan; güzellik, uygunluk, güzel olan şeyi en güzel şekilde yapmak demektir.

İnsan ahlâkının iki yönü vardır:

Birincisi ; başkasına iyilik etmek, nimet kazandırmak, yardımcı olmak ve bütün bunları güzellikle yapmak,

İkincisi ; Amelde ihsan, yani bir şeyi güzel bir bilgi ile bilmek, (örneğin Allah’ı) veya bir şeyi güzel bir amelle yapmak.

Kur’an’da, “Allah her şeyi güzel bir şekilde yarattı.” (1) deniliyor ve ‘ihsan’ kelimesi kullanılıyor.

Eğer insanlar hep ‘ihsan üzere’ olurlarsa, yani hep güzel işler yaparlarsa davranışlarını ‘ihsan’ üzere gösterirlerse, bunun karşılığı olarak (ihsan) görürler, güzellikle karşılık görürler.

İhsan ahlâkı, adaletten daha kapsamlı bir güzel huydur. Çünkü adalet anlayışında, karşıdakinin hakkını vermek varken, ihsan’da ise hakkından daha fazlasını vermek, daha güzeli ile karşılık vermek anlayışı vardır.

Adaletli olmayı din bir farz ve bir gereklilik olarak müslümanlara emrediyor. Ancak ihsan, bundan daha kapsamlı ve üstün olduğu için onu hem emrediyor, hem de fazlasını tavsiye ediyor. İhsan sahibi olmak menduptur. (nafile ibadettir)

İhsan sahibi olanları Allah ‘muhsin’ diye tanımlıyor ve onları övüyor.

“Kim, din yönünden iyilik edici (ihsan sahibi) olarak yüzünü Allah a teslim edip dosdoğru İbrahim dinine tabi olan kimseden daha güzel olabilir ? Allah, İbrahim’i dost edinmiştir.” (2)

Allah, ihsan sahibi olan Muhsinlerle beraberdir, onları sever, onları korur, onlara dünya ve ahirette iyilik verir. (3)

İhsan, Aynı zamanda Allah’ı görüyor gibi ibadet etmektir. Meşhur Cibril hadisinde Peygamberimiz (s.a.v.) ‘ihsan’ı şöyle tanımlamıştır :

“İhsan, Allah’a O’nu görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan bile O seni görüyor.” (4)

Burada bizzat Allah’ı görmek değil, Allah’ın sıfatlarını, Rabbliğini ve azametini göz önünde bulundurmak amaçlanmaktadır. Mümin, ibadetini ihsan üzerine yapar, yani en güzel şekilde, ibadetin amacına ve hikmetlerine uygun bir şekilde yapar. Bu da Allah (c.c.)’ı görüyor gibi bir duygu içerisinde olmakla mümkündür.

İhsanın Önemi

Mümin, yalnızca ibadet değil, bütün davranışlarında ihsan üzerinde bulunur. Hatta bir hayvan boğazlarken bile ‘ihsan’ ile, şefkat ile boğazlanması emredilir.

Yapılan iyiliklerin ‘ihsan’ üzere olabilmesi için, ibadetlerin Allah rızası için yapılması şarttır. Çünkü amellerde-ibadetlerde gözetilen amaç budur.

Ana-Babaya ihsan edilmesi emrediliyor. Çünkü onlar çocuklarına çocukluk ve gençlik dönemlerinde yeterince ihsanda bulunmuşlardır. (5)

Halk arasında, yapılan maddi yardımlara da ihsan denildiğini hatırlayalım. Yoksullara veya muhtaçlara yardım etmeyi ‘ihsanda bulundu, ihsan etti’ şeklinde adlandırılırlar.

Müslüman, insanlara güzellikle, ‘ ihsan ahlâkı’ ile davranır. İbadetlerini ihsan şuuru ile yapar kendisine yapılan ‘ihsan’ları ile iyilikleri, gerek Allah’tan gelsin gerek kullardan gelsin inkar etmez, ihsan’a ihsanla karşılık verir. (6)

Mümin, ihsan sahibi olmasının (muhsin olmasının) karşılığını yine ilahi ihsan olarak Rabbinden bekler. (7)

İhsan Sahibi Kimseler

Allah (c.c.) muhsinleri sever. (8) Muhsin güzellik sergileyen, güzel işleri layık oldukları bir şekilde yapan, bol bol ihsan’da bulunan demektir. Müminler inandıkları Rabblerinden öğrendikleri ihsan ahlâkı ile, sürekli ihsan ederler, muhsin olmaya çalışırlar. (9)

Muhsinler (ihsan sahipleri), bütün işlerini Allah’ın razı olacağı şekilde güzel ve takvaya uygun yaparlar. Onlar, çirkin, bayağı, kötü, zararlı ve yararsız amellerden, faaliyetlerden uzaktırlar. Muhsin olanlar, insanlar içerisinde güzel davranışların, işleri güzel yapmanın sembolüdürler.

Kur’an, Allah’ın muhsinlerle beraber olduğunu açıkladığı gibi (10) onlara müjdeler verildiğini (11) ve Kur’an’ın onlar için bir rahmet olduğunu açıklıyor. (12) Muhsin olarak özlerini hakka bağlayanlar gerçekten kopmaz bir ipe bağlanmış olurlar. (13)

Allah (c.c.) müminlere adaletle beraber ‘ihsan’ı da emrediyor. (14) Allah (c.c.) insanlara ihsanla davrandığı gibi onlarında ihsan sahibi olmaları en güzel şeydir. (15)

“Allah adaleti, ihsanı, akrabaya yardım etmeyi emreder, her türlü ahlaksızlığı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Tutasınız diye size öğüt verir.” (16)

Cuma hutbelerinin sonunda hatipler tarafından okunan bu ayette, dünya ve ahiret düzenini sağlayan, üç güzel ahlâk emredilmekte; düzeni bozan üç kötü ahlâk da yasaklanmaktadır. Emredilen güzel huyların başında, dinin ruhu olan ‘ihsan’ gelmektedir.

İslâm ahlâk sisteminde bu kadar önemli bir yeri bulunan ‘ihsan’ kavramının değişik türevlerinde kullanılan kelimeler, müslümanların çocuklarına verdikleri isimler de olmuştur. İhsan, Muhsin, Tahsin, Hasan, Hüseyin, Muhsine kelimeleri asırlardan beri müslümanların ismi olagelmiştir.

-----------------------------

(1) Secde sûresi, 32/7.

(2) Nisa sûresi, 4/125.

(3) Bakara sûresi, 2/195.

(4) Buhari, İman/37.

(5) İsra sûresi, 17/23.

(6) Bakara sûresi, 2/195.

(7) Rahman sûresi, 55/60.

(8) Al-i İmran sûresi, 3/134,148.

(9) Nahl sûresi, 16/127.

(10) Nahl sûresi, 16/128.

(11) En’am sûresi, 6/154.

(12) Lokman sûresi, 31/3.

(13) Lokman sûresi, 31/22.

(14) Nahl sûresi, 16/90.

(15) Kasas sûresi, 28/77.

(16) Najl sûresi, 16/90.