HAKKANİYET
‘Hakkaniyet’, her şeyde doğru olup, adaleti ve doğruyu seçmek demektir.
Hakkaniyet, adalet, insaf ve merhamet huylarının üçünün bir arada toplanması ile gerçekleşir.
Kur’an-ı Kerim’e göre gerçek adaletin ölçüsü ‘hakk’a uymaktır. (1) Hak neyi gerektiriyorsa onu yapmak, hak kime ait ise onu sahibine vermek, hak ile hükmetmekten ayrılmamak, her konuda hakkı ölçü almak, herkesin ve her şeyin hakkını korumakla adalet yerine getirilir. İşte böyle bir hak anlayışı ve uygulaması ‘hakkaniyet’ demektir.
Kur’an-ı Kerim’e göre adâletin dayanağı da hakkaniyettir. Hidayete hak sayesinde ulaşılabileceği gibi adâlet de hakka uymakla sağlanır. (1) Hak, objektif bir kavram ve sabit bir kanun ilkesidir. Bir hak konusunda hüküm verilirken, hakkın kendi lehine hükmedilmesi halinde bundan memnun olan, fakat aleyhine hükmedilmesi durumunda bu hükmü tanımayan insanlar için âyette “İşte bunlar zalimlerdir” (2) denilmiştir.
Doğru yola yönelmeyi ve doğru olanı yapmayı her zaman kendisine ilke olarak seçmeyen kişi hiçbir zaman ve hiçbir yerde gerçek başarıya ulaşamaz.
Hakkaniyete uymayan başarılar ise geçicidir.
Bu dünyada hakka koşmayı, doğruya yönelmeyi sevmeyen ve istemeyen hemen hemen yok gibidir. Fakat ne yazık ki, bütün durumlarda bu yolu seçen de çok az bulunmaktadır. Önemli olan o az sayıdaki kişiler arasına girebilmektir. Çünkü bizi dünya ve ahirette sorumluluktan kurtaracak ve insanlar arasında yüksek bir makama erdirecek ancak bu güzel alışkanlıklardır. (3)
Müslümanlar dua ederlerken her zaman, ‘Ya Rabbi, bizi Hakkı hak bilip ona uyan ve batılı batıl bilip ondan kaçınan kullarından eyle!’
-----------------------------
(1) A’raf sûresi, 7/181.
(2) Nur sûresi, 24/48.
(3) Tasvîr-i Ahlâk, A. Rıfat.