بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Ticaret Ahlâkı / TİCARET AHLÂKI / En Temiz Kazanç Hangisidir ?
TİCARET AHLÂKI

En Temiz Kazanç Hangisidir ?

EN TEMİZ KAZANÇ HANGİSİDİR?

Rafi' b. Hadîc (r.a.) babasından naklederek onun şöyle dediğini bildirmektedir:

-Ya Rasûlallah, en temiz kazanç hangisidir? diye sordular. O (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Kişinin eliyle kazandığı ve meşru olan her alış veriş (ten elde ettiği)’dir.” (6)

Temiz ve mutlu bir toplum hayatı, temelde temiz ve helal yollarla elde edilmiş gıdalarla beslenme ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle de dünyaya yepyeni bir sistem ve yaşayış biçimini getirip yerleştiren ilk müslümanlar, temiz, en temiz kazancın peşinde idiler. Hz. Peygamber (s.a.v.)’e onu soruyor, temiz ve helal lokmalarla beslenmenin yollarını arıyorlardı.

“El emeği”nin, en temiz kazanç yollarının başında geldiğini belirten Peygamber Efendimiz, bu beyanlarıyla herkesin bizzat çalışmasını, bir sanat veya zanaat sahibi olmasını öğütlemiştir. Meşru olmak kaydıyla her alış verişten elde edilecek kazancın helal olduğunu belirtmek suretiyle de ticareti tavsiye etmiştir. “Allah alış verişi helal, faizi haram kılmıştır.” [1] ayetine ve “müslümanı aldatmama” prensibine sonuna kadar sadık kalarak yapılacak ticaretten elde edilecek kazanç elbette temizdir. Önemli olan bu kurallara bağlılıktır.

Abdülkadir Geylânî (k.s.) buyurur:

‘Allah (c.c.) hazretlerine kulluk ediniz. Helâl kazançlarınızla O'na kulluk etmeye yardım talebinde bulununuz. Zira hiç şüphe yok ki, Allah Teâlâ, kendisine ibadet eden ve helâl kazancından yiyen, mümin kulunu sever. Yalnızca yiyip, içeni, çalışmayanı sevmez. Kendi helâl kazancından yiyen mümin kullarını sever. İki yüzlülükle kazanıp yiyene ve halka yedirene ise gazaplanır. Kendini birleyeni, yani muvahhidi sever. Kendisine şirk koşup ortak tanıyana ise gazaplanır. Kendisine teslim olanı sever, teslim olmayıp daima kendisiyle çekişip durana gazaplanır.

Çalış, gayret et, çalışmadan ve gayret sarf etmeden bir noktaya varamaz, manevî mertebelerde yükselemezsin. Muhakkak çalışman, Allah yolunda mesafe katedebilmen için gayret göstermen lazımdır. Bütün gücünü himmet ve gayretini seferber et. İşte o zaman sana hayırlar gelir. Kim ki, ister, arar ve gayret sarf ederse bulur. Daimahelâl lokma yemeğe gayret et. Zira hiç şüphe yok kihelâl lokma senin kalbini nurlandırır. Ruhunu aydınlatır. Ve onu bulunduğu zulmet ve karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Bunlarla meşgul ol, bunların vesvesesi ile meşgul olma!’

Bu sırada dinleyenlerden biri sordu:

- Bunun ilacı nedir? Çaresi nedir? Abdülkadir Geylânî (k.s.):

‘Bunların birinci ve baş ilacı, yediğin lokmaya haram şeyler karıştırmamaktır. Şüpheli şeyler karıştırmamaktır. Helâl kazançla beslenmektir. İkinci ilacı da nefsin arzularına uymamak, Allah (c.c.)’ın yasakladığı şeyleri yapmamaktır.’

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular: “Bir kimse ki yediğine, içtiğine, nasıl ve nereden kazandığına aldırış etmezse Allah da onu cehennemin kapılarının hangisinden sokacağına aldırmaz.” [2]

Helâl yemeli helâl içmeli, helâlin azı da yeter. Çünkü gönül rahatlığı ile ibadet edilir. Helâl nur üstüne nurdur. Haram kir üstüne kirdir. Helâli de Allah (c.c.)’ın emirlerine göre yiyip içmelidir. Aksi halde israf olur. [3]

[1] Bakara sûresi, 2/275.

[2] Tirmizî, Sıfatu Cehennem, 9.

[3] Abdulkadir Geylanî, Fütühu'l-Gayb.