In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / The Ethics of Jihad and War / The Ethics of the Mujahid / The Etiquette of Jihad
The Ethics of the Mujahid

The Etiquette of Jihad

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

CİHAD’IN ADABI

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) gazve yaptığı zaman:

“Ey Rabbim, Sen benim destekçim ve yardımcımsın. Sen’in sayende çare düşünür, Sen’in sayende saldırır, Sen’in sayende mukatele (savaş) ederim.” Buyururdu. [28]

İbnu Ömer (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) ve askerleri (sefer sırasında) tepeleri tırmandıkça tekbir getirirler, inişe geçince de tesbihte bulunurlardı. Namaz dahi buna göre vazedildi. [29]

Seleme İbnu’l-Ekvâ (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) bir gazve sırasında başımıza Hz. Ebu Bekir (r.a.)’i komutan tayin etti. Bu seferde müşriklerden bir gruba gece baskını yaptık. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kişi öldürdüm. Bunlar, farklı ailelerdendi. O gün parolamız: ‘Ey Mansur (yardım gören) öldür, öldür!’ idi. [30]

Mühelleb İbnu Ebî Sufre Rasûlullah (s.a.v.)’ı dinleyen birisinden, Efendimiz’in şöyle söylediğini naklediyor: “Düşman size gece baskını yaparsa ‘Ha-mim La yunsarûn’ deyin.” [31]

Ka’b İbnu Mâlik (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) gazveye çıkmaya karar verdiği zaman, şaşırtarak başka bir zan uyandırır ve: “Harp bir hiledir.” derdi. [32]

Muâz İbnu Cebel (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

“Gazve iki çeşittir: Birincisi kişinin Allah’ın rızasını aramak için yaptığı gazvedir. Bu maksatla gazve yapan imama da itaat eder, en kıymetli şeyini harcar, ortağına kolaylık gösterir, fesattan kaçınır. Bunun uykusu da uyanıklığı da tamamen kendisi için ücret olur. Bir de övünmek, riyakârlıkta bulunmak ve kendini satmak için savaşan, imama isyan eden, arzda fesad çıkaran kimse vardır. Böyle gazveden asgarî ücreti bile elde edemez.” [33]

Kays İbnu Abbâd anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.)’ın ashabı (r.a.) savaş sırasında ses çıkarmayı sevmezlerdi. [34]

Ebu’d-Derdâ (r.a.)’nın anlattığına göre, cihada giderken, yola çıkıp, halkın geçeceği yere durarak, herkese duyuracak şekilde şöyle bağırırmış: ‘Ey insanlar: Kimin üzerinde bir borç olduğu halde, cihada katılır ve bilirse ki, öldüğü takdirde bu borç ödenmeyecektir, hemen geri dönsün, sakın peşime takılmasın. Zîra o, bu haliyle cihadın karşılığını alamaz.

[28] Tirmizî, Da’avât 132; Ebu Dâvud, Cihad, 99.

[29] Ebu Dâvud, Cihad, 78.

[30] Ebu Dâvud, Cihad, 78.

[31] Tirmizî, Cihad, 11; Ebu Dâvud, Cihad, 78.

[32] Ebu Dâvud Cihad, 101; Buharî, Cihad, 157; Müslim, Cihad, 18.

[33] Ebu Dâvud, Cihad, 25; Nesâî, Cihad, 46; Muvatta, Cihad, 18.

[34] Ebu Dâvud, Cihad, 112.