In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / Archive — Older Content / Indebtedness / Gratitude
Archive — Older Content

Indebtedness / Gratitude

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

Bir iyilik karşısında duyulan borçluluk duygusu. Kemlime ayrıca ihsan, inam, lütuf, kerem, iyilik etme, iyilik bilme, bir iyiliğe teşekkür etme gibi anlamları da dile getirir. Bununla birlikte yapılan iyiliği başa kakma anlamıyla yaygınlık kazanmış ve genellikle bu kötü huyu belirtmek amacıyla kullanılmıştır.

Yapılan bir iyiliği başa kakma anlamında minnet, Kuran ve sünnette amelleri boşa çıkaran, azap gerektiren kötü bir davranış biçiminde tanımlanarak yasaklanmıştır. Bu kötü huyla ilgili olarak Kuran’ın bir ayetinde “Mallarını Allah yolunda verip de sonra verdiklerinin ardından başka kakmayan ve eziyet etmeyenlerin Rableri katında mükafatları vardır. Onlar korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” (el-Bakara, 2,262) duyurulmaktadır. Diğer bir ayette de: “Ey inananlar! İnsanlara gösteriş için malını verip Allah’a ve ahiret gününe inanmayan adan gibi, başa kakmak ve eziyet etmekle sadakalarınızı boşa çıkarmayın” (El- Bakara, 2,264) duyurulmaktadır. Müslüman olmalarını Peygamberimizin başına kakan kimseler için de Kur’an şöyle denilmektedir: “İslâma girdiklerini senın başına kakıyorlar. De ki; müslüman olmanızı benim başıma kakmayın. Belki sizi imana hidayet buyurduğundan dolayı Allah sizin başınıza kakar. Eğer doğrularsanız” (EL-Hucurat, 49/17)

Birinci ayette, iyiliğin Allah rızası için yapıldığınu bildirilmekte ve böyl yapanlara mükafat verilmekte, onlar için korkunun ve üzüntünün olmayacağı belirtilmektedir. İkinci ayette, yaptığı iyiliği başa kakan kimsenin iyiliğin boşa çıkacağı, kendisine bir yararının olmayacağı bildirilmektedir. Böyle bir insanın, yaptığı iyiliği gösteriş için yaptığı belirtilmekte, ahirete inanmayan insana benzetilmektedir. Üçüncü ayette de en çok iyilik yapanın “Allah” olduğu zikredilmektedir.

Peygamberimiz de: “üç sınıf insan vardır ki Allah Teâlâ kıyamet gününde bunlara iltifat buyurmaz, yüzlerine bakmaz, onları tezkiye etmez, korumaz. Onlar için can yakıcı azap vardır” buyurmakta, bunların, “Elbiselerini kibirlenerek yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve satılık eşyasını yalan yeminle kıymetlendirmeye çalışan kişiler” olduğunu haber vermektedir”(Riyazus-salihin, III, 166)

Başka bir hadiste de “Düzenbaz, cimri ve yaptığı iyiliği başa kakan kimse cennete giremeyecektir. Cennete şlk girenlerden olamayacaktır.” Duyulur. (Tirmizi, Birr: 41).

Görüldüğü gibi ayetlerde ve hadislerde yaptığı iyiliği başa kakmak hoş karşılanmamakta ve yasaklanmaktadır. İyilik yapan insan, yaptığı iyilikle sevap kazanır. Fakat iyiliği başa kakmakla bu sevap ortadan kalkar. Bu tür insanlar; düzenbazlar ve cimriler sınıfına dahil edilir. Yaptığı iyiliği başa kaktığı için azabı da hak eder.