In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / Archive — Older Content / Honour
Archive — Older Content

Honour

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

‘Namus’ kelimesi sözlükte, saklanılan şey, avcı kulübesi demektir.

Peygamberlere gelen ilâhi kanunlara da ‘namus’ adı verilmektedir.

Kelime zaman içerisinde insanlar arasında şerefli ve lekesiz bir şekilde yaşama karşılığı olarak kullanılır olmuştur.

Hadislerde, Cebrail (a.s.)’in diğer adı olarak geçmektedir.

Türkçe’de namus kelimesi yaygın olarak bir biçimde, ırz, iffet, edep, haya, doğruluk, itibar, güvenilirlik, şeref ve hasiyet gibi, yüksek erdem ifade eden huylar yerine kullanılmaktadır.

Utanma duygusu, ‘ar’ anlamına da gelmektedir.

Kuran’da ve hadislerde ‘Namus’ kelimesi yerine daha çok ‘iffet’, ‘haya ve mahrem yerlerini koruma’ şeklindeki ifadeler kullanılmış, bu gibi sıfatlara ve ahlâka sahip olan müminler övülmüştür.

“Ve onlar ırzlarını (namuslarını) korurlar; ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin sahip oldukları başka; çünkü onlar bundan dolayı kınanmazlar. Fakat bunun ötesini arayanlar; artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.” (Mü’minûn sûresi, 23/1-7.)

Kur’an, mümin erkekler ile mümin kadınları iffetli olmaya davet ediyor, gözlerini harama bakmaktan sakındırıyor, mahrem yerlerini korumalarını emrediyor. Kadınlara iffetlerini korumaları için tesettürü (kapalı giyinmeyi) emrediyor. (Nûr sûresi, 24/30-31.)

Müminler namus ve iffetlerine düşkündürler. Bunlara gölge düşürecek, onların iffetsiz ve namussuz tanınmasına sebep olacak her türlü aşırı davranışlardan kaçınırlar. İffetlerini korumanın tedbirlerini alırlar.

Hatta onlar namuslu kimselere yalan ve iftira atmaktan bile Kuran’ın emriyle uzak dururlar. (Nûr sûresi, 24/4.)

Namuslarının koruma yollarını öğrenirler ve bunu pratik hayatlarında uygularlar. (Nûr sûresi, 24/26.)

Müminin şerefini artıran, onu faziletlerle donatan, onu değerini yücelten elbette iffet anlayışı, namus duygusudur. Mümin aşağı ve bayağı davranışlardan uzak durur. O, insanlar arasında ahlak ve fazilet yönünden seçilmiş insandır. Kimsenin iffetine ve namusuna kötü gözle bakmaz. Kendi namus ve iffetini değerli bildiği gibi, diğer mümin kardeşlerinin namusunu da öylece değerli bilir ver korur.

Her türlü kötü ahlak, çirkin davranışlar müminin kalitesini düşürür. Harama bakmak, zina etmek, zinaya sürükleyen yollara girmek, İslâm’ın getirdiği giyme ölçüsünü korumamak, şüphesiz iffete zarar verir. İffet ve namusu koruyan en güzel duygulardan biri de utanma (ar) duygusudur. Peygamberimiz buyuruyor ki;

“İnsanlar Peygamberlerin sözünden şunu da öğrendiler: utanmazsan dilediğini yap.” (Ebu Davud, Edep/6.)

Mü’minlerde utanma (ar) ve namus (iffet) duygusunu imanın bir gereğidir. Mü’minler, Allah’ın kendilerini her yerde gördüğünün bilincindedirler.