In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / Archive — Older Content / Gentleness
Archive — Older Content

Gentleness

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

Yumuşaklık, mülayimlik, yumuşak başlılık, naziklik ve yumuşak huyluluk. Zıddı şiddet, kabalık ve sertliktir.

Allah refiktir. Kullarına karşı lütufkârdır. Kullarının da birbirlerine karşı yumuşak ve, nazik davranmalarını, kabalık ve sertlikten kaçınmalarını, hoşgörü ile hareket etmelerini ister.

Rıfk ile muamele insanları dostluğa kardeşliğe götürür. Aralarındaki düşmanlıklar böylece son bulur. Kötülükler bile iyilikle karşılanmalıdır. Allah Teâla “İyilikle kötülük eşit değildir. Sen kötülüğü en güzel olan iyi hareketle önle. O vakit bakarsın ki, seninle aralarında bir düşmanlık bulunan yakın bir dost gibi olmuştur” (Fussilet, 41/34)

Rıfk, ahlâki bir fazilettir. Peygamberimiz (s.a.v.) ısrarla bu fazilete sahip olmamızı istemiş ve her konu da yumuşak ve nazik davranmamız gerektiğini hatırlatmıştır: “Yumuşaklıktan mahrum olan hayırdan mahrum olur” (Müslim, Birr, ve Sıla, 74, 76);

“Muhakkak Allah, her hususta yumuşaklıkla muamele edilmesini sever” (Buhari, Edep, 35).

“Şüphesi Allah refiktir. Rıfkı (yumuşak huyluluğu) sever” (Müslim, Birr ve Sıla, 77):

Hz. Âişe, bir deveye binmiş ve ağır hareketinden dolayı onu öteye beriye sürmeye başlamıştı. Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.v.), Haz. Aişe’ye hitaben şöyle buyurmuştu: “Yumuşak muamele etmekten ayrılma. Yumuşak huyluluk herhangi bir şey de bulunursa, onu, muhakkak ziynetlendirip güzelleştirir. Sökülüp koparıldığı herhangi bir şeyi de muhakkak çirkinleştirip kötüleştirir” (Müslim, Birr ve Sıla, 78/79).

Yukarıdaki ayet ve hadisler bize, sadece insanlara karşı değil hayvanlara karşı bile yumuşak davranmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca Cenab-ı Hakkın kötülüklerin daha iyilik ve yumuşaklılıkla karşılanma hususundaki emrinin taşıdığı hikmete dikkat edilmelidir. Nice sert ve katı yürekli insan, ancak kendisine rıfk ve şefkatle yaklaşıldığı zaman yumuşamakta, sevgi ve dostluk hisleri ancak bu şekilde uyanabilmektedir. Aksine davranışlar daime sertlikle, katılıkla, acımasızlıkla mukabele görmekte; dolayısıyla, kırgınlıklar, dargınlıklar hatta düşmanlıklar ortaya çıkmaktadır.

Hz. Peygamberin yumuşaklıkta güzellik; katılıkla çirkinlik görmesi çok manidardır. Siyer ve hadis kitapları tetkik edilince, Rasûlüllah’ın bütün hayatı boyunca çevresindeki insanlara, hatta hayvanlara karşı yumuşak ve merhametli davrandığı görülür. Onun söz ve hareketlerinde sertlikten eser yoktur. Böyle davrandığı içindir ki katı kalpli bir çok kişi, huzurunda yumuşamış ve müslüman olmuştur. Rasûlüllah’ın bu tutumunun İslamın yayılmasındaki etkisi unutulmamalıdır. Bunun böyle olması da tabiidir. Zira hak Teâlâ, rıfk ile muamelenin “düşmanları dost yapacağını” bize haber vermiştir. Şu halde her müslüman bu ilâhi emre uyarak kabalık ve sertlikten uzaklaşmalı ve çevresinde bulunan herkese karşı rıfk ve merhametle muameleyi prensip edinmelidir. Yalnız rıfk ile meskenet arasındaki farka dikkat etmekte müslümanın görevidir.

Vaizin birisi harun Reşid’e gidip: ‘Ey Müminlerin Emiri, Size öğüt makamında birkaç sözüm var, fakat biraz acıdır. Eğer tahammül buyurursanız arz edeyim.’ der. Harun Reşid : ‘Peki, yumuşaklıkla ve nezaketle söylersen dinlerim. Eğer böyle yapmazsan nasihatin nasıl yapılması gerektiğini sana şiddetle anlatırım. Çünkü sen Hz. Musa (a.s.)’dan daha büyük bir kişi değilsin ve ben de Firavun’dan daha kötü birisi değilim. Allah (c.c.) Hz Musa (a.s.)’ya bile yumuşak söz ile emir buyurdu’ deyip vaizi susturdu.