Contentious Argument
MİRA
‘Mira’, insanlarla münakaşa, kavga, sert tartışma ve mücadele etmeye denir. Genel olarak, lafzında veya anlamında eksiklik ve yanlışlık vardır, diye başkasının sözlerine itiraz ve müdahele edip, mücadele ve anlaşmazlığa yol açarak tartışma çıkarmak şeklinde olur. [1]
Mira, müslümanlar arasındaki ülfet ve sevgi bağının çözülmesine, kin ve intikam tohumlarının ekilmesine neden olur. Evrenin binası ülfet ve birlik üzerine konulmuş olup, insanlık çadırı da mizaçların uyuşması, insanların birbirine yaklaşmasına dayanmıştır. O halde evren binasının düzenini, sağlam ve birlik sütunlarına dayanmış nizam ve intizamını bozmak, hasletlerin en çirkini, kötü huyların en aşağısıdır. Bu hali düşünüp bundan vazgeçmek gerekir.
Müslümanlar, din kardeşleri arasında ayrılığa, kırgınlığa sebep olacak her şeyden sakınmalıdır. Çünkü mücadelede haklı olsan bile, diğer kardeşinin kırılması ve utanmasının vebali sana yeter. Fakat eğitilmeyen ve temizlenmeyen nefisler, her zaman gururlu olurlar. Üstün olup altta kalmamak için her yola başvurur. Buna da sebep siz olacağınızdan dolayı, iki taraf da hem günah işlemiş olur ve hem de birbirlerinden koparlar. Allah (c.c.)’ın sevmediği bir sonuca ulaşırlar.
Bu şekilde yapılan mücadeleleri de küçük görmemek gerekir. Çünkü bunların sonunda, kibir, gurur, ucub gibi hastalıklar ileri çıkar ve o insanı ahlâken yıkar.
İnsanın maneviyatını zedeler ve olgunlaşmasına engel olur. Bu da o insan için en büyük kayıptır. [2]
Mira Hastalığından Kurtuluş Yolu
Mira, bir Müslümanda olmaması gereken kötü ahlâk hastalıklarındandır. Diğer kötü ahlâk hastalıklarında olduğu gibi bundan kurtulmak için de hastalığın zıddı olan üstün ahlâk esasları ile donanmak, bunları noksansız uygulamaya çalışmak, sabırlı olmak, halim selim olmak ve nezaket kurallarına dikkat etmek gerekir.
Müslüman kardeşleri ile uyum ve muhabbet içinde yaşamak ve sevgi toplumu oluşturarak böyle bir ortamda yaşamak kadar insanı mutlu edecek başka bir şey yoktur. İnsan bunu sağlayabildiği taktirde hem dünya ve hem de ahiret saadetine kavuşmuş olacaktır.
[1] Ahlâk Lügatçesi, Ö. N. Bilmen
[2] Tasavvufi Ahlâk, M. Z. Kotku.