بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / الوفاء بالوعد
الأرشيف — محتوى قديم

الوفاء بالوعد

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

‘Vadinde durmak’, verilen sözde durmak ve onu yerine getirmektir.

Vadinde durmak, kişinin, doğru, dürüst ve güvenilir bir kişi olduğunu gösterir.

Vadinde durmanın karşıtı, vadini bozmak, sözünde durmamaktır.

Kur’an-ı Kerim’in bir çok âyetinde vad ve ahitlerin yerine getirilmesi, müslümanlara emir olarak bildirilmiştir. Bunun için her müminin, gerek Allah (c.c.)’a verdiği sözleri yerine getirmekte ve gerekse diğer müminlerle ve hatta mümin olmayanlarla yapmış olduğu sözleşmelerinde, anlaşmalarında dürüst davranması, onun dini ve ahlâki kişiliği açısından gereklidir.

Bir şair diyor ki:

“Bir şeye ‘Evet’ dediğin, yani söz verdiğin zaman onu tut, yerine getir. Çünkü o verilen söz, özgür ve kişilik sahibi bir insan üzerine borçtur. Yok eğer vadini yerine getiremeyeceksen ‘evet’ yerine ‘hayır’ yani ‘yapamam’ de ki rahat edesin. Böylece de insanlar sana yalancı demesin.”

Bir şeyi vad ederken “İnşallah” yani “Allah dilerse” sözünü söylemeyi unutmamak gerekir. Zira bu istisna (yani hükümden çıkarış) söze eklenirse, söz zamanı geldiği halde aksi olursa insanı yalandan kurtarır. Ama bu kutsal terimleri de istismar ve sömürü aleti yapmamak gerekir. (Tasvîr-i Ahlâk, A. Rıfat)