بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / أخلاق السياسة / الأمراض الأخلاقية في السياسة / الكسب عن طريق الزنا
الأمراض الأخلاقية في السياسة

الكسب عن طريق الزنا

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

ZİNA YOLUYLA KAZANÇ

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” [1]

Âyet-i kerîmede “Zinaya yaklaşmayın” ifadesi dikkat çekicidir. Bu ifade ile zina fiiliyle beraber zinaya giden yollar da yasaklanmıştır. Zinaya götüren yollar ise, zinanın davetçisi durumunda olan bakmak, dokunmak, beraber olmak, dinlemek vs. şekillerde ortaya çıkar. Hadis-i şerifte:

Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina eder, ferç de zina eder.” [2] Buyruluyor. Buradan hareketle, her türlü gayri meşru cinsel ilişki haramdır. Haram olan fiillerin kazançları da haramdır. [3]

Zina yoluyla kazanç bir pisliktir; kazançların en kötülerindendir. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurur: “Fahişenin mehri (kazancı) necasettir, pisliktir.” [4] Bir kadının (teşhir veya başka türlü) kendini satarak kazanç temin etmesi çok çirkin bir haldir, haramdır. Rafi’ b. Hadîc, ‘ben Hz. Peygamber (s.a.v.)’i, “Kazancın en kötüsü fahişenin mehri, köpeğin parası ve Haccam’ın kazancıdır.” [5] Buyururken işittim diyor. Ebû Cuheyfe (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) “Kan satışından elde edilen paradan, köpek parasından, fuhuş kazancından men etti. Dövme yapan, dövme yaptıran, faiz yiyeni, faiz yedireni ve musavvirleri lânetledi.” [6]

Fahişeye verilen zina parası ve haram olan nikâh için ödenen mehir haramdır. Zinaya aracı olarak kazanç temin eden kimselerin de kazançları haramdır. Haram yoldan elde edilen kazançta bereket bulunmaz. Fuhşu kazanç yolu gören kimsenin sonu perişanlıktır. Çünkü hadis-i şerifte “Zina fakirlik getirir.” [7] Buyrulmaktadır.

“Zinadan kaçının! Çünkü onun dört (kötü) özelliği vardır:

1- Yüzdeki nuru giderir.

2- Rızkın kesilmesine neden olur.

3- Rahman’ın gazabını celp eder. 4- Uzun süre cehennemde kalmaya vesiledir.” [8]

Sabit b. Abdurrahman (r.a.) buyurur ki:

‘Bir ülke insanları arasında şu dört şey yaygınlaşırsa o ülkenin mahvolmasına izin verilmiştir: ‘Eksik tartmak, noksan ölçmek, açıktan zina etmek, faiz yemek.’ [9]

Resmî veya gayr-i resmî fuhşa aracı olmak, hizmet etmek, yol göstermek bu günaha ortak olmaktır. Bu yolla kazanç temin etmek; aile fertlerinin geçimini sağlamak onlara haram yedirmektir. Şurası çok iyi bilinmelidir ki, duyarlı ailelerin sindirilmişliğini fırsat bilerek onların bulunduğu apartmanın bir dairesini kiralayıp ve sistemin hoşgörüsüne de sığınarak orada yabancı uyruklu ve yerli kadınları pazarlama yoluyla aracı olarak para kazanmak haram ve aynı zamanda tiksinilecek kirli bir kazanç yoludur. [10]

Zina yoluyla kazanç elde etmek, aynı zamanda insan onurunu parayla satmaktır. Çünkü vücudunu para karşılığı yabancı erkeklere satan kadınların hiçbirisinin onurlu bir iş yaptıkları ve bundan dolayı mutlu oldukları düşünülemez. Bu işi kendi istekleriyle veya başkalarının zorlamalarıyla yapan kadınların hemen tamamı son derece mutsuzdur ve bu yaptıklarından dolayı hayatlarının karardığının farkındadırlar. Bunun için ülkemizde zina yoluyla kazanç peşine düşen veya düşürülen kadınlara ‘zavallı kötü yola düştü’ ifadesi kullanılmaktadır.

Zinanın, Müslüman veya gayr-i müslim devlet güvenlik ve sağlık kurumlarının denetim ve kontrolü altında yapılması ve buradaki ticaretin vergi, sigorta ve belediye mevzuatı bakımından başka işler gibi resmî olarak değerlendirilmesi, onun dinen haram bir kazanç yolu olduğu kuralını değiştirmez ve dinî ve ahlâkî bakımdan büyük bir hastalık olduğu kuşkusuzdur.

[1] Mü’minun sûresi, 23/8.

[2] Mearic sûresi, 70/32.

[3] İsrâ sûresi, 17/32.

[4] Gümüşhânevî, age., s. 224.

[5] El-Kardâvî, age., s. 140.

[6] Zeynü’d-din, age., VI, 542.

[7] Müslim, Müsâkât 40, (1568).

[8] İbnu Deybe’, age., XIV, 332, hn. 5185.

[9] Gümüşhânevî, age., s. 211.

[10] Helal Kazanç, Fatin Günay, s. 248.