الظرافة
‘Zarafet’, kibar, zeka ve anlayışlı olmak demektir.
Zarafet, özellikle söz ve davranışların yumuşaklık ve dengeli oluşunda, hiddet ve şiddetin yok oluşunda doğal duygu, düzenlilik, çabuk kavrama ve anlayış ile olur.
Zarafetin zıttı kabalıktır.
Zarafet sahibi kimseye ‘Zarif’ denir.
Zariflerin toplulukları değerli ışıklarla ve nazikane sözlerle süslüdür. O topluluklara girenler kısa zamanda o ışıktan, edep ve olgunluktan pay alır ve onlar gibi olmaya başlarlar. Sözde zariflik fazla eğitim gerektirmez. Yalnız içtenlik, parlak fikir ve iyi idare yeter. Zariflik sahte olmadığı zaman hüsnü zaman ve hayır istemenin geçerli bir sureti, terbiyenin de şahit ve izlerinden biri olur. Yapmacık ve gösterişli olmayan zariflik, büyükleri saymayı, küçükleri sevmeyi, bağışlamayı, arkadaşlar için iyilik isteğini kişiye ilham eder, insaf ve merhameti aşılar. İnsana yakışan, kalbimizi samimi olmaya çevirip itidalde tutmak ve gerçekten zarif olmaktır.