التجاهل
TECAHÜL
‘Tecahül’ün sözlük anlamı bilmez gibi gösterme, bir olay, durum hakkında bilmez görünme’dir. Müslümanların hayatlarında gurur, kibir, enaniyet gibi olumsuz vasıfların zuhur etmemesi için takındıkları tavırlardan birisi de ‘tecahül’dür.
‘Bilip de bilmezlikten gelme’ hali doğruları söyleme, hakkı ortaya çıkarmada gösterilen tavırsızlıklardan birisi değildir. Bu durum ahlâki erdem olarak bir başkasının ayıbını bildiği halde onu açığa çıkarmama şeklinde ortaya çıkabileceği gibi, başkası yanında üstünlük malzemesi olarak kullanılabileceği hissini veren bir tavır da değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinde buyurduğu üzere: “Kim bir müminin ayıbını dünya da örterse Allah da o müminin ayıbını ahirette örter.” [1]
Hadis-i şerif’te de ifade edildiği gibi kötü davranışların yayılmaması, Müslüman’ın rencide olmaması için bilinen şeyin açığa vurulması doğru bir davranış değildir. Müslüman böyle bir olay üzerine hatayı yapan insanı usulünce tenha bir yere çeker ve üzerine düşen ‘Emr-i bi’l maruf ve nehyi ani’l-münker’ vazifesini yerine getirir. Bu durum hem kötülüklerin yayılmasını, hem de yanlışların meşrulaşmasını engeller. Hata eden insan, bu davranışının güzel bir üslup ile uyarılması karşısında toplumsal yayılma sonucunda oluşacak baskıdan kurtulmuş olacaktır.
‘Söz gümüşse sükût altındır’ atasözünde de anlamını bulan ‘tecahül’, gerektiği yerde sessizliği, dinlemeyi yapabilmektir. Aksi anlamda olan cehaletin veya olumsuzluğun karşısında sessiz kalma değildir. Tecahül sahibi insan “En büyük cihad; zalim sultan karşısında hakkı söylemektir.” [2]
Hadisinin gereği olarak yanlış karşısında, zalim sultan karşısında başına ne sıkıntı gelirse gelsin doğruyu söylemeyen, hakkı gizlemeyen durumda değildir.
Tecahül, halk arasında yanlış bir anlamda da kullanılmaktadır. Gördüğün kötülük karşısında şahsına bir sıkıntı gelmemesi için sessiz kalmak, ‘Sana dokunmayan yılan bin yaşasın’ atasözü gereği haksızlık, adaletsizlik karşısında suskun kalmak, kötü davranışların ortaya çıkmasında karşı tarafı üzmemek için uyarıda bulunmamak gibi anlamları içermektedir. Bu durum İslâm ahlâkının Tecahül’e yüklediği anlam ile taban tabana zıt bir anlamdadır. Müslüman, kardeşlik bağını güçlendirme duygusu ile hataları bildiği halde gizlemelidir. Yine bağın oluşup gurur, kibir ve bencilliğin yok olması için gerektiğinde sessiz kalmalıdır. Bu konu ile alakalı olarak atalarımız ‘Gel ârif ol ki marifet olsun tecahülün’ demişlerdir.
[1] Buharî; Müslim.
[2] Buharî, Cihad.